Çocukluğumuzda okula giderken sabah kalktığımızda çantalarımızı elimize alır, mahalleli arkadaşlarla yayan olarak okul yoluna düşerdik. Çocukluk yıllarımızda eski Kemalpaşa yolunu takip ederek Ortahopa mahallesinden Kavakdibine iner oradan okulmuza giderdik. Bazen yaya olarak Talikot yokuşunu kullanır, bazen de Termik santralinden sahil boyunu yol hattı olarak kullanırdık. Okula gidiş ve dönüşlerimiz daima eğlenceli olur, yol boyunca binbir muziplikler yapar, doyasıya oyunlar oynar, zamanın nasıl aktığının ve geçtiğinin farkına varmazdık. Okula gidiş ve dönüşlerimizde yol kenarlarındaki meyvelere ve sebzelere dadanır, en organik ve doğal bir şekilde beslenirdik. Yine birgün sabahleyin Talikot yerleşkesinden arkadaşlardan Zafer Yılmazlar, Hasan Özer ve ben okula giderken çok güzel lahanaları olan Nafiye Dadinin (İşgören) tarlasına girip, güzelim lahanaların dudeyilerini* çakılarımızla kesip çantalarımıza dodururken tarlanın karşısında bulunan evlerinden Nafiye Dadinin bize doğru baktığını fark edince hemen büyükçe şemsiye gibi olan lahanaların dibine saklanıp çakılı vaziyette pusuya yattık. Ancak bu sefer uzun süre beklememiz durumunda okula geç kalma durumu sözkonusu olacağından, tarladan çıkış taktiği olarak hepimizin birer büyükçe lahana keserek şemsiye gibi örtünüp, yerde alçaktan sürünerek, bahçe duvarına varıp oradan atlayıp, kemalpaşa şosenden kaçmaya karar kıldık. Bu eylemimizi gerçekleştirken alçak sürünmede üstümüzdeki lahanaların hareketliliğini fark eden Nafiye Dadi kızına seslenerek;
-Melahahhht. Komoxti, ar otskedi, Çkini ontules luqupe gulunan, vuuuu kıyameti komoxtuuuu.
(Melahat gel, bir bak, bizim bahçede lahanalar geziyor. Kıyamet geldi)şeklinde bağırmasıyla bizim duvardan atlayıp hızla oradan kaçışımızı unutamıyorum. Bu olayı anımsadıkça çocukluğumuzdaki muziplikler tatlı bir anı olarak belleğimde yer etmektedir.
*Dudeyi: Lahanaların gövdesinde bulunan kabuğu soyulup yenilebilen etli bölüm.
HASAN AZAKLI
Emekli İlköğretim Müfettişi
Eğitimci-Yazar
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!