EĞİTİM SİSTEMİMİZDE SIK SIK DEĞİŞEN SINAV SİSTEMLERİ ÜZERİNE DÜŞÜNCELER.
Ülkemizde son yıllarda ortaöğretime geçiş sisteminde uygulanan sınavlarda sık sık değişiklik yapılması,eğitim ve öğretim sistemini sistemsizliğe itmiş duruma getirmiş bulunmaktadır.
Hiçbir bilimsel araştırma, ön çalışma ya da hazırlık yapılmadan, yukarıdan talimatla sınav sisteminin değiştirilmesi, başta öğrenciler ve veliler olmak üzere, toplumun büyük kesiminde şimdiden büyük endişe yaratmış durumda olup,herkes birbirine ‘Şimdi ne olacak?’ ‘Çocuklarımızı nasıl bir kaos bekliyor?’ sorusunu sormaya başlamış bulunmaktadır.
AKP’nin tek başına iktidar olduğu son 15 yıl içinde, en çok sistem değişikliği eğitimde yapıldı. Öyle ki, son 15 yılda 6 farklı milli eğitim bakanı döneminde sadece ortaöğretime geçiş sisteminde beş önemli sistem değişikliği yapılırken, altıncısı TEOG’un kaldırılması oldu. Temel eğitimden ortaöğretime geçişte 2004 yılına kadar Liselere Geçiş Sınavı (LGS) uygulanırken, AKP ile birlikte 2004’ten itibaren Ortaöğretim Kurumları Sınavı (OKS) getirildi. 2007’den itibaren üç aşamalı (6. 7. 8. sınıf) Seviye Belirleme Sınavı (SBS) uygulandı. 2010’da SBS 3 aşamadan iki aşamaya indirilirken, 2012’de tek aşamaya (8. sınıf) düşürüldü. Son olarak 2013/2014 eğitim öğretim yılından itibaren ‘öğrencilerin sınav korkusu ve kaygısını azaltacağı, daha objektif değerlendirme yapılacağı’ iddiasıyla Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş (TEOG) sistemi getirildi. Ortaöğretime geçişte sınavların adı sürekli değişse de, öğrenci ve velilerin yaşadıkları olumsuzluklar ve eleştiriler ciddi anlamda arttı.
Ortaöğretim kurumları, tıpkı ilkokul ve ortaokullar gibi iktidarın siyasal-ideolojik ihtiyaçları ve hedefleri doğrultusunda yeniden düzenleniyor. Bu nedenle sorunu sadece sistem ya da sınav değişikliği ile sınırlı tutmak mümkün değil. Eğitimde 4+4+4 ile birlikte yaşanan dinselleşme ve ticarileşme uygulamalarıyla, sınav merkezli eğitim uygulamaları arasında somut bağlar bulunuyor. Şöyle ki, TEOG sınavını kazanamayan öğrenciler zorunlu olarak imam hatip liselerine, meslek liselerine ve açık liselere yönlendirildiler.
TEOG’un kaldırılması ile birlikte ortaöğretimde bazı okulların kendi sınavını yapması ve adrese dayalı kayıt sistemine geçilmesi halinde öğrencilerin önemli bir bölümü otomatik olarak imam hatiplere kaydedilmesi durumunu ortaya çıkarmaktadır.. MEB, yönetmelik değişikliğiyle normal Anadolu liselerine şube açma sınırı getirirken, Anadolu imam hatiplere yönelik herhangi bir sınırlandırma yapmayarak bu durum Anadolu liselerinde kontenjanların dolması sonrasında eskiye kıyasla daha fazla öğrencinin zorunlu olarak imam hatiplere ve açık liseye yönlendirilmesi ya da özel liselere gitmek zorunda bırakılması kaçınılmaz hale getirilmiş bulunulmktadır.
Türkiye’nin eğitim sistemi, öğrencileri kendi ilgi ve yeteneklerine uygun bir içerikte eğitmek, onların çok yönlü ve sağlıklı gelişmelerini sağlamak yerine her yıl milyonlarca öğrencinin girdiği eleme sınavlarına hazırlayan bir yapıya bürünmüş duruma getirilmiştir. Bugüne kadar, çeşitli adlar altında yapılan sınavlarda ortaya çıkan sonuçlar, çocukların eleştirellikten uzaklaştıklarını, yaratıcı düşünemediklerini, matematik yapamadıklarını, çevresindeki olayları algılamakta ve yorumlamakta bilimsel anlamda yetersiz kaldıklarını göstermektedir.
Hasan AZAKLI
Emekli İlköğretim Müfettişi
Eğitimci Yazar
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!