Topaloğlu, "Bir kentten biz Sosyal hayatı canlı, insanlarının mutlu olduğu bir kentin nüvelerini atabilirsek ve kent dışındaki dostlarımıza 'şimdi Hopa'da olmak vardı' dedirtmeyi başarabilirsek gönlümüz daha rahat olacak."
Hopa Belediye Başkanı Yılmaz Topaloğlu, iktidarda geçirdikleri 2,5 yılı değerlendirirken, "Bizim işin zor ve önemli kısmı bundan sonra başlıyor" dedi. Topaloğlu, "Hopa sadece teknik altyapısı ile değil, kültürel, sosyal, sportif alanda da gelişme göstermelidir. İlçemiz herkesin her yeniliği tartıştığı, fikir ürettiği, her sürece katıldığı, canlı, yaşayan ve sahici bir hayata evrilmelidir. İşte asıl iş burada başlıyor" diye konuştu.
Hopa Belediye Başkanı Yılmaz Topaloğlu, 2.5 yılı değerlendirdiği açıklamasında şu düşünceleri söyledi:
"Biz farklı bir yönetim anlayışıyla, katılımı esas alan, niye yaptığıyla ilgilendiği kadar; nasıl yaptığını da önemseyen bir yerel yönetim anlayışını savunduk. Yaptıklarımızı tüm Hopa görüyor. Takdir ettiğini de biliyorum. Ama bu çalışma asla bizim anlayışımızı ifade etmede yeterli değil. Yapılan her çalışmanın kentin kılcal damarlarına kadar hissedeceği, heyecan duyacağı, katılacağı bir hayatın özlemidir bizimkisi. Bu bağlamda yapılan bir iki başarılı çalışmayla tatmin olmayız.
Şunu açıklıkla söylemeliyim ki; Hopa'nın birikmiş sorunları ve alışkanlıklar bize tahmin ettiğimizden daha çok zaman kaybettirdi. Daha çok sorunların teknik analizi ve çözümleri ile boğuştuk. Toplumsal alanda gelişim, altyapı çalışmalarımıza baktığımızda çok geride kaldı. Belki de böyle olmak zorundaydı. Yolu olmayan, sağlıklı içme suyuna sahip olmayan, denizle birlikte yaşayıp ayağını suya sokacak yer bulamayan insana ne anlatabilirdik. Önce bu ve benzeri sorunların karşılıklı dayanışma ve anlayışla, akılla olanakları buluşturarak aşabileceğimizi göstermeliydik. Bu alanda belli mesafeler kat ettik. Şimdi altyapı ve teknik detayları atlamadan, toplumsal hayatta daha kalıcı, Hopa'yı bir ileri noktaya sıçratacak çalışmalara daha çok zaman ve enerji ayıracağız.
Biz yönetime gelirken nasıl zor bir süreci tanımladığımızın farkındaydık. Bir yandan "iş" yapacaktık, diğer yandan; nasılı, nedeni tartışacaktık. Hopa halkını karar süreçlerine katarak kente ve hayata daha çok sahip çıkmasını sağlayacaktık. Bunu da öncelikli Türkiye'de adeta yok sayılan gençlerle, kadınlarımızla, engelli yurttaşlarımızla yapacaktık. Kısacası farklı ve özgün bir deneyim yaşayacağımızı söyleyerek geldik.
Kuşkusuz koca bir ülkede bir iki tane olmak insanda bir yalnızlık ve baskı oluşturuyor. Başka bir partinin mensubu olsanız hiç gündeme gelmeyecek olaylar ve olgular sizle tartışılıyor. Küçük bir hata daha çok inceleniyor. Bu da çok doğal, çünkü yaşadığınız adı üzerinde bir deneyim. Örneğin biz 15 bin nüfusa sahip Hopa'nın ulaşım sorununu 15 milyonluk kent İstanbul kadar tartıştık. Belediye dışında oda ve diğer sivil toplum kuruluşlarının içerisinde bulunduğu komisyonlar kurduk. Uzmanlar getirerek tartışmalarımıza dâhil ettik. En az hatayla ilerleme isteğinin bir uzantısıdır bu çaba.
Yönetime geldikten kısa bir süre sonra önce daha çok gençlere yönelik düşündüğümüz Kültür Merkezimizi açtık. Peşinden Kadın Dayanışma Merkezi hayata geçti. Bu iki kurumda şu anda istediğimiz noktada değil kuşkusuz. Ama çok kısa süre içerisinde hayata geçireceğimiz ve bu kurumlarında işin odağında olacağı önemli projelerle bu alandaki eksikliğimizi en aza indireceğiz. Bu arada bu iki kurumda özveriyle ve hiçbir menfaat beklemeden çalışan kurumları ayakta tutan dostlarımıza da bu vesileyle bir kez daha teşekkür ediyorum.
Muhtarlarla yan yana geldik. Daha sonra iki mahallede toplantılar düzenledik. Halkın katılımını esas alan bu toplantılar artık periyodik olacak. Ve çok uzun olmayan bir süreç içerisinde daha somutlanmış, cisimleşmiş bir hal alacak.
Beklentilere cevap verebilldinizmi derseniz, bu sorunun yanıtını bizden değil Hopa halkından ve dostlarımızdan almalısınız. Bize ancak yılmadan çalışmak düşer. Benim evim Şahin Tepesi'nde. Her gün inerken ve çıkarken Hopa'ya bakıyorum. Değişim kuşkusuz beni mutlu ediyor. Ama iki yıl sonra bütün yollar yapılmış, tertemiz, yeşil alanları oluşmuş bir kent bile bize yeterli gelmez. Çünkü bir kentten biz sadece bunları anlamıyoruz. Sosyal hayatı canlı, insanlarının mutlu olduğu bir kentin nüvelerini atabilirsek ve kent dışındaki dostlarımıza "şimdi Hopa'da olmak vardı" dedirtmeyi başarabilirsek gönlümüz daha rahat olacak."
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!