Ne güzeldi çocukluktaki bayramlarımız. Bayram arifesinde akşamdan yataklarımıza girince büyük bir heyecan sarardı bütün benliğimizi. Bayram günü mantar tabancası ile mantar atma, bayramlık bizlere verilen akide şekerlerini yeme en büyük zevklerimizden biriydi. Öğlene dek mahalleyi dolaştıktan sonra çocukluk arkadaşlarımızla çarşıya gidip, dolaşma ve sinemaya gitme en büyük zevklerimiz olurdu. Bayram sabahları en güzel giyeceklerimizi giyer büyük bir heyecanla benim güzel Bucak Mahallesinin çocukluk yıllarımdaki tahta yapılı camisine koşar adım giderdik. O sabah camide bütün mahalleliyi bir arada görmüş olurduk. Mahalle camisi imamı merhum Hüsnü Hoca bayram vaazını verirken mahalleli onu dinler gibi gözükür ama öbür yandan bol bol yarenlik ederlerdi. Bir kurban bayramı vaazında Hüsnü Hoca bayram vaazını verirken vaazın bir yerinde, “Ey cemaat kurbanlarınızı tayyare cemiyetine bağışlayınız.Peygamber efendimiz böyle buyurmuştur.” Diye söyleyince o esnada güncel dedikodu girdabında olan mahalleli birden uyanıp, “Yahu Hoca şaşırdın mı? Peygamber efendimiz zamanında tayyare var mıydı?” diye cevaplayınca, mahalle camisi içerisinde bir kahkaha tufanıdır koptu. Bu hengâmede kimisi gülmekten abdestini kaçırıverdi. İşte böyle tatlı anılarla geçen bayramlar, geçmişte de kalsa bir güzelliği ve espiriliği ile hala tatlı bir anı olarak belleğimde yer etmiş bulunmaktadır.Her bayram sabahında uykudan uyandığımda, çocukluğumun bayramlarındaki tatlı anılar belleğimde devamlı olarak canlanır, keşke hiç büyümeseydim, hep çocuk kalsaydım diye düşlerim sıklıkla. Bu yazım vesilesiyle siz değerli okurlarımın Kurban Bayramını kutlar,nice bayramlar görmenizi temenni ederim.
0 YORUM
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!