KARADENİZ İSYANDADIR PLATFORMU YAŞAM YÜRÜYÜŞÇÜLERİ SİNOP'A ULAŞTI

"SİNOP'DAN HOPA'YA SELAM OLSUN."

Karadeniz İsyandadır Platformu üyesi bir grup tarafından iki hafta önce Hopa'dan başlatılan Yaşam yolculuğu yürüyüşçüleri Sinop'a ulaştı. KİP adına yapılan basın açıklamasında "Sinop'tan Hopa'ya selam olsun" denilerek şu ifadelere yer verildi. "İki hafta önce Hopa'dan başlayarak yola çıktığımız yaşam yolculuğumuzun Sinop durağındayız. Karadeniz'in bütün vadilerini ve mücadele alanlarını Hopa isyanıyla birleştirme amacıyla iki haftadır yollardayız. Yolculuğumuzdaki gözlemlerimizi aktarabildiğimiz her noktada sizlerle paylaşmaya çalışıyoruz. Bugün Sinop'ta olmamızın sebebi "Nükleere, Termiğe ve HES'lere inat yaşasın hayat" diye bir kez daha haykırmak.

22 Temmuz 2006 tarihinde Nükleersiz Yaşam Şenliği'nde kaybettiğimiz Soner, Öner ve Güneş arkadaşlarımızı anmak, onların bizlere bıraktığı mücadeleye sahip çıkmak ve büyütmek için geçen sene olduğu gibi bir kez daha Sinop'tayız.

Yaşam alanlarına sahip çıkan Soner, Öner ve Güneş arkadaşlarımız gibi, 31 Mayıs günü Hopa'da deresine, suyuna, çayına, kültürüne sahip çıkan arkadaşlarımızın mücadelesini ve direncini kırmak için başlatılan saldırılar devam etmektedir. 31 Mayıs sonrası gözaltı ve tutuklamaların üstünden yaklaşık iki ay geçmesine rağmen yaşam alanlarına sahip çıkanların üzerindeki baskılar tüm yoğunluğuyla sürmektedir. Bu baskılara dün bir yenisi daha eklendi. Derelerin Kardeşliği Platformu yürütme kurulundan üç arkadaşımız Hopa'da çay bahçesinde otururlarken apar topar gözaltına alındı ve içlerinden bir arkadaşımız tutuklandı. Bu tutuklamanın zamanının tesadüf olamadığını iyi biliyoruz. 22 Temmuz yani bugün Hopa Kemalpaşa beldesi Dere içi Köyü'nde, Hopa'da deresine sahip çıktığı için polis tarafından katledilen Metin Lokumcu öğretmenimizin köyünde yapılması planlanan HES için ÇED bilgilendirme toplantısı öncesi bu olayın yaşanması tesadüfle açıklanacak bir durum değildir. Gözaltı ve tutuklamaların amacı, Hopa'nın direncini kırmak, insanların üzerinde korku egemenliği yaratmak ve mücadeleyi sekteye uğratmaktır. Ancak bunu başaramayacakları bugün bir kez daha ortaya çıkmıştır. Kemalpaşa'da yapılmak istenen ÇED toplantısına şirket yetkilileri gelmiş ancak halkın tepkisi karşısında Kemalpaşa'ya giremeyerek Kaymakamlık binasına sığınmışladır.

Yaşam alanlarımızı savunmak suç değildir. Asıl suç yaşam alanlarını savunanlara yapılan saldırılardır. Bu yüzden Hopa olayları sonrasında Hopa'da ve Türkiye'nin birçok yerinde kapitalizme ve onun bugünkü taşeronu iktidara karşı direnip tutuklanan yaşama sahip çıkan arkadaşlarımız suçsuzdur ve derhal serbest bırakılmalıdır.

Yaşam yolculuğumuz boyunca tanık olduğumuz üzere Hopa'daki bu isyan Karadeniz vadilerine ve mücadele alanlarına yayılıyor, bundan sonraki sürecin yönünü belirliyor.

Önümüzdeki sürecin bize gösterdiği bundan sonra yaşam alanları için mücadele edenlerin üzerinde baskıların daha da artacağı, hukukun yetersiz kalacağı, şirketlerin ve onların oluşturduğu iktidarın kâr hırsı uğruna doğamıza ve yaşamımıza her türlü oyunla saldıracağıdır. Hopa'da 31 Mayıs ve sonrasında yaşananlar bunun en büyük göstergesidir.

Karadeniz'in bir ucundan, Sinop'tan Karadeniz'in diğer ucuna Hopa'ya yaşamını savunanlardan selam yolluyoruz. Bütün baskılara rağmen Arhavi'de ÇED toplantısını yaptırmayanlara, Ordu'da iş makinelerini vadisinden kovanlara, Ayancık'ta HES şirketinin çalışmasını engelleyenlere, Bartın'da Termik Santrallere karşı direnenlere, bugün burada "Sisteme Lanet Nükleere İsyan" diyenlere, Hopa Kemalpaşa'da Metin olup sokaklara dökülenlere selam olsun.

Bizler daha önce nasıl mücadele ediyorsak aynı şekilde mücadelemize devam edeceğiz. Vadilerimizin başında, dere kıyılarında, şehirlerde, şirket önlerinde kapitalizmin doğaya ve yaşama saldırısına karşı bizler de direneceğiz ve kazanacağız. METİN OL KARADENİZ, METİN OL HOPA"

0 YORUM

Yorum Yapın

Yorum yapmak için lütfen giriş yapın.

0 Yorum

  • Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!