KAZIM'I ANARKEN

Kazım, bu toprakların yetiştirdiği, kendi toprağının, coğrafyasının ve insanının bağrından çıkıp onu en iyi şekilde müziğiyle, sesiyle tanıtan bir müzik insanıdır.
O Çehov’un dediği gibi “önce kendi sokağını anlatmıştır. ” O kendi sokağındaki toplumsal yapıyı, sosyolojik gerçekleri müziğine gerçekçi bir şekilde ve tam olarak yansıtmıştır. Kendi sokağındaki tüm renklere, motiflere, desenlere, çiçeklere ve insanlara türkülerinde yer vermiştir. Kazım yaptığı müziğiyle Türkiye halklarının kalbinde taht kurmuştur. Onun sanatında ötekileştirme yoktur. Onun sanatında hiç kimseyi öteleme yoktur. Onun sanatında hele hele hiç kimseyi yok saymak kesinlikle yoktur. O yaptığı müziğinde kendi coğrafyasında, kendi sokağında yaşayan tüm insanlara hiçbir ayrım yapmadan yer vermiştir. O yaptığı müziğiyle kendi sokağının nasıl anlatılması gerektiğini bizlere göstermiştir. Bunun için Kazım sevilmiş, bunun için Kazım Kazım olmuştur.
O yıllarca küllendirilmeye çalışılan, yıllarca unutturulmaya çalışılan, halkımızın gülmesini, ağlamasını, ağıdını, yaşamını, kültürünü ince bir dantel gibi örerek kültürel soframıza sunmuştur. O topluma dayatılan arabesk boğuntusu içerisinde, halkın kendi müziğini gün yüzüne çıkarmış ve bizim sokağımızı müziğiyle bizlere yansıtmıştır.
Bugün Ülkemizde yaşayan tüm kesimlerce Kazım bunun için kabullenmiş, onun için özümsenmiş, onun için benimsenmiş ve kalplerde yer edip unutulmamıştır.

Hasan AZAKLI
Emekli İlköğretim Müfettişi
Eğitimci-Yazar

0 YORUM

Yorum Yapın

Yorum yapmak için lütfen giriş yapın.

0 Yorum

  • Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!