Türkiye Liman İşletmecileri Derneği'nin (TÜRKLİM) 29. Olağan Genel Kurul toplantısında, sektörün geleceği, yeşil dönüşüm ve yatırımlar ele alındı. Toplantıda, denizcilik emisyonlarının düşük olmasına rağmen kamuoyunda yanlış algılar olduğu vurgulanırken, 2026 hedefleri ve liman yatırımları ile demiryolu entegrasyonunun önemi üzerinde duruldu. Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Durmuş Ünüvar, Türkiye'nin ulaştırma altyapısına yapılan yatırımları ve küresel ticaretteki stratejik rolünü vurgulayarak, yeşil liman uygulamaları ve AB destekli projelerle sürdürülebilir deniz taşımacılığına odaklanılacağını belirtti.
Türkiye Liman İşletmecileri Derneği (TÜRKLİM), 29. Olağan Genel Kurul toplantısını İstanbul Marriott Hotel Asia’da gerçekleştirdi. Toplantıya, üye liman temsilcilerinin yanı sıra Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Durmuş Ünüvar, Tersaneler ve Kıyı Yapıları Genel Müdürü Salih Tan, TÜRMEPA Başkanı Şadan Kaptanoğlu ve Prof. Dr. Erhan Aslanoğlu gibi önemli isimler katıldı. Genel kurulda, 2025 yılı çalışmaları değerlendirilirken 2026 hedefleri de ele alındı.
TÜRMEPA Başkanı Şadan Kaptanoğlu, Genel Kurul'da yaptığı konuşmada sivil toplum kuruluşlarının (STK) önemine vurgu yaptı. Kaptanoğlu, "Yıllar içinde birçok STK’da görev aldım, uluslararası alanda da çalıştım. Bu nedenle STK’ların önemini çok iyi biliyorum" diyerek, TÜRMEPA’nın 31 yıldır denizlerin temizliği ve korunması için faaliyet gösteren önemli bir STK olduğunu belirtti. Denizciler ve sanayiciler tarafından kurulmuş olmalarının kendileri için bir gurur kaynağı olduğunu ekledi.
Kaptanoğlu, TÜRMEPA’nın yürüttüğü projeler ve iş birlikleri hakkında bilgi vererek, kadın denizcilerle iklim odaklı çalışmalar yapıldığını ve IPA kapsamında hibe projeleri için başvurulduğunu söyledi. Uluslararası alanda InterMEPA çatısı altında diğer MEPA’larla ortak çalışmaların sürdürüldüğünü de sözlerine ekledi. Lord Register Foundation ile yürütülen dekarbonizasyon araştırmasına 898 şirketin katıldığını belirten Kaptanoğlu, katılımcıların çoğunun denizcilik sektörünün emisyonların %50–70’inden sorumlu olduğunu düşünmesine karşın gerçek oranın %3–5 olduğunu söyledi. Bu yanlış algının sektör için ciddi bir sorun olduğunu vurgulayan Kaptanoğlu, Türkiye’den denizcilerin araştırmanın ikinci fazına katılarak doğru verilerle bu algıyı düzeltebileceğini ifade etti. Konuşmasını "En tehlikeli şey bir STK liderine mikrofon vermektir" diyerek esprili bir şekilde tamamladı.
TÜRKLİM Başkanı Hamdi Erçelik, denizcilik sektörünün geleceği ve yeşil dönüşüm üzerine yaptığı değerlendirmelerde, sektörün düşük emisyonlu yapısına rağmen yanlış algılarla karşı karşıya olduğunu belirtti. Erçelik, yapılan araştırmalarda denizcilik kaynaklı emisyonların %50–60 olarak sanıldığını, oysa gerçek oranın yalnızca %3–5 olduğunu ifade ederek, deniz taşımacılığının en düşük emisyonlu taşıma modeli olmasına rağmen kamuoyunda yeterince doğru anlatılamadığını söyledi. Türkiye’de dış ticaretin %85’inin deniz yoluyla yapıldığını hatırlatan Erçelik, 2025 yılı sektör verilerini paylaştı: Limanlarda toplam yük kapasitesi %4 artışla 553 milyon tona ulaştı, konteyner taşımacılığı %3,5 artışla 14 milyon TEU seviyesine çıktı ve yolcu taşımacılığı 2013’ten sonra ilk kez 2 milyon sınırını aştı. Türkiye’nin büyüme oranlarının dünya ortalamasının üzerinde olduğunu ancak sektörün kırılgan bir zeminde ilerlediğini ekledi.
Erçelik, “sanayi pandemisi” olarak adlandırdığı üretim ve kârlılık sorunlarının sürdüğünü, ihracatta sınırlı artış yaşanırken ithalatta daha büyük artış olduğunu ve boş konteyner fazlalığının dikkat çektiğini belirtti. Jeopolitik riskler arasında Rusya-Ukrayna savaşı, İsrail’in yarattığı krizler ve Somali’deki gelişmelerin sektörü doğrudan etkilediğini kaydetti. Küresel korumacılık önlemlerinin ise uluslararası ticareti zayıflatma eğiliminde olduğunu vurguladı. Kişi başı gelirin 17 bin dolar seviyesine ulaştığı Türkiye’nin orta gelir tuzağından çıkış sürecinde olduğunu belirten Erçelik, limancılığın sanayinin en büyük paydaşı olduğunu ve sanayide sürekliliği destekleyecek önlemler alınmazsa bazı şirketlerin piyasadan çekilebileceğini söyledi. Sınırda karbon düzenlemesinin devreye girdiğini hatırlatan Erçelik, limanların yeşil dönüşüm ile sürdürülebilir ticaretin merkezinde yer alması gerektiğini ifade etti.
2026 yılı beklentilerine de değinen Erçelik, Türkiye’de özel limanların çoğunun “yap-işlet-devret” modeliyle kurulduğunu ve kullanım sürelerinin son 10-15 yılına girdiğini, bu nedenle yeni yatırımlar için finansman bulmanın zorlaştığını söyledi. Bu durumun, 2026’da sektörün en önemli beklentisinin süre uzatımı düzenlemeleri olacağını gösterdiğini belirtti. 2025 bütçe görüşmelerinde, 2026 için demiryolu projelerinin hız kesmeden devam edeceğinin açıklandığını ve birçok liman bölgesine demiryolu erişimi sağlanacak olmasının yatırımcıların güvenini artıracağını ve projelerin finansman bulmasını kolaylaştıracağını ifade etti. Erçelik, Türkiye’nin Asya ile Avrupa arasında yalnızca bir köprü değil, aynı zamanda değer artıran bir lojistik merkez olma yolunda ilerlediğini vurgulayarak, liman yatırımları ve sürdürülebilirlik adımlarının bu stratejik rolü güçlendireceğini sözlerine ekledi.
Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Durmuş Ünüvar, Türkiye’nin ulaştırma altyapısındaki yatırımlarını ve küresel ticaretteki stratejik rolünü değerlendirdi. 2002’den bu yana yapılan 300 milyar doların üzerindeki ulaştırma yatırımıyla Türkiye’nin uluslararası tedarik zincirlerinin merkezi haline geldiğini belirtti. Irak’ın Fav Limanı’ndan Avrupa’ya uzanan Kalkınma Yolu Projesi ve Türkiye üzerinden geçen Orta Koridor Demiryolu projelerinin küresel ticaret için kritik olduğunu söyledi. Gebze-Halkalı ve Halkalı-Kapıkule demiryolu hatlarının hızla tamamlanacağını, çeşitli kesimlerde yeni demiryolu yatırımlarının sürdüğünü açıkladı. Bakanlık bütçesinin son yıllarda %55’inin demiryolu yatırımlarına ayrıldığını ve limanların demiryolu entegrasyonunun önceliklendirildiğini belirtti. Denizcilikte büyüme rakamlarını paylaşan Ünüvar, 2025 yılında Türkiye limanlarında 553 milyon ton yük elleçlendiğini, konteyner taşımacılığının 14 milyon TEU’ya ulaştığını ve Türkiye’nin beş limanının dünyanın en iyi 100 konteyner limanı arasına girdiğini aktardı. Kruvaziyer turizminde 2,14 milyon yolcu ağırlandığını ve RORO taşımacılığında 724 bin araç taşındığını belirtti. Türkiye’nin ticaret filosunun dünyada 10. sıraya yükseldiğini de sözlerine ekledi.
Yeşil Liman uygulaması hakkında bilgi veren Ünüvar, yeni kıyı tesislerinin çevre standartlarına uygun inşa edileceğini, mevcut limanların gönüllülük esasına göre belgelendirileceğini, enerji tüketiminin en az %5’inin yenilenebilir kaynaklardan sağlanacağını ve gemilere sahilden elektrik verileceğini belirtti. Avrupa Birliği IPA III kapsamında Denizcilikte Dekarbonizasyon ve Yeşil Deniz Taşımacılığı Projesi’nin kabul edildiğini ve bu kapsamda 20 milyon avro hibe ile 50 milyon avro kredi desteği sağlanacağını açıkladı. Ünüvar, Türkiye’nin ulaştırma yatırımlarıyla küresel ticarette belirleyici bir aktör haline geldiğini vurgulayarak, sürdürülebilir deniz taşımacılığını daha çevreci, dijital ve küresel risklere karşı dirençli hale getirmek için uygun politikalar geliştirmeye devam edeceklerini sözlerine ekledi.



Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!