Atatürkçü Düşünce Derneği'nden Terör Örgütü Açıklaması

img
ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE DERNEĞİ TÜM TÜRKİYE’DE MEYDANLARA İNDİ. Necmettin Numanoğlu

Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD), ülke genelinde eş zamanlı basın açıklaması yaparak terör örgütü PKK'nın açıklamalarına sert tepki gösterdi. ADD, PKK'nın Lozan ve 1924 Anayasası'nı hedef alan iddialarını hadsizlik ve ihanet olarak nitelendirerek, bu tür söylemleri reddettiklerini belirtti.

Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Genel Merkezi'nin aldığı karar doğrultusunda, tüm şubeleriyle eş zamanlı olarak ülke genelinde basın açıklaması yapıldı. Arhavi ADD de Atatürk anıtı önünde bir araya gelerek bildiri okudu. Açıklamada, "Parolamız tektir ve değişmez, ya istiklâl ya ölüm!" vurgusu yapıldı.

Yapılan ortak basın açıklamasında, terör örgütü PKK'nın ABD gözetiminde PYD (YPG) üzerinden faaliyetlerini sürdürdüğü, buna rağmen bir "silah bırakma" ve "örgütü feshetme" bildirisi yayınladığı belirtildi. Açıklamada, yandaş medyanın "terörsüz Türkiye" söylemleriyle barış propagandası yaptığı, AKP sözcülerinin yeni bir dönem müjdesi verdiği, bakanların başarı konuşmaları yaptığı ve Cumhur İttifakı liderlerinin "milletimiz ve memleketimiz kazanacak" dediği bir ortamda, Atatürkçü Düşünce Derneği ve Milli Merkez'in gelişmeleri kaygıyla izlediği ifade edildi.

PKK'nın açıklamasında, Lozan Antlaşması ve 1924 Anayasası'nın Kürt inkâr ve imha siyasetine dayandığı, partinin "özgürlük hareketi" olarak ortaya çıktığı, ulusların kendi kaderini tayin hakkını benimsediği ve silahlı mücadele yürüttüğü iddialarına yer verildiği aktarıldı. Açıklamada, PKK'nın Kürt varlığını kabul ettirmeyi ve "Kürt sorununun" Türkiye'nin temel gerçeği olarak görülmesini esas aldığı, "gerilla savaşı" ile "Kürdistan" ve Türkiye'ye yayıldığı, halkın "serhıldanlara" (isyanlara) kalktığı ve "savaşın" temel seçenek haline geldiği gibi ifadeler kullanıldığı vurgulandı.

Açıklamada ayrıca, PKK liderinin "Önder Apo" olarak anıldığı, Kürt-Türk ilişkilerinin sorunsallaştığı Lozan Antlaşması ve 1924 Anayasası'nın öncesini referans alarak, "Ortak Vatan" ve "Kürt-Türk halklarının kurucu öğe olduğu" Demokratik Türkiye Cumhuriyeti perspektifi ve "Demokratik Ulus" anlayışını benimsendiği belirtildi. PKK'nın, inkâr ve imha siyasetine, soykırım ve asimilasyon politikalarına karşı direnen halkın barış ve demokratik toplum sürecini daha bilinçli ve örgütlü sahipleneceği, bu kararların uygulanmasının "Önder Apo"nun süreci yürütmesini, demokratik siyaset hakkının tanınmasını ve hukuki güvenceyi gerektirdiği yönündeki iddialarına da değinildi.

ADD, bu bildiriyi Türkiye Cumhuriyeti'nin tapu senedi Lozan'a ve Cumhuriyet'i kurumsallaştıran 1924 Anayasası'na karşı bir hadsizlik olarak nitelendirdi. Bildirinin, Atatürk'ü, ilke ve devrimlerini, Cumhuriyet'in kuruluş felsefesini ve "Türkiye Cumhuriyeti'ni kuran Türkiye halkına Türk milleti denir" tanımını reddederek tarihi gerçekleri umursamayan bir küstahlık belgesi olduğunu belirtti. Ayrıca, bildirinin ABD'nin Büyük Ortadoğu Projesi'ne hizmet ederek Türk Milletini Lozan'dan vazgeçirip Sevr Antlaşması'na mahkum etmeyi amaçlayan bir ihanet manifestosu olduğunu savundu.

Türk Milletinin bu "zehri" kabul etmeyeceğini belirten ADD ve Milli Merkez, devlet yönetimini ve yönetmeye talip olanları bu utanç belgesini dikkate almamaya ve bu küstahlığa cüret edenlerden hesap sormaya davet etti. Açıklama, "105 yıl öncenin emperyalizm patronajlı gerici-bölücü dayatmasının günümüzdeki tekrarına karşı 'Parolamız tektir ve değişmez, ya istiklâl ya ölüm!'" sözleriyle sona erdi.

0 YORUM

Yorum Yapın

Yorum yapmak için lütfen giriş yapın.

0 Yorum

  • Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!