
Hopa’da yaz olduğu zaman neredeyse her gün bir evlilik yaşanı ve insanlar düğünlerde gelin ve damadı görmek ve takı takmak için adeta yarış ederler, ancak bu defa ki evlilik her zamankinden biraz daha farklı idi. Hopa’nın Koyuncular köyünde yapılan evlilikte gelin Japonya’dan tek başına gelmişti ve damadın köyünde düğünde yine tek başına idi.

Çalışmak için Japonya ya giden Nurettin Albay, Japonya’da kaldığı süre içinde Yoko (Aybike) ile tanışmıştı. İki genç birbirlerini sevdiler ve sonuç da evlenmeye karar verdiler. Damat Nurettin Albay, kendi doğduğu baba ocağında anlı şanlı bir düğün yapmak istedi, gelinde kabul etti. Gelin Yoko’yu tek başına alıp Hopa’ya getiren Nurettin Albay köyün de de Türk düğünlerine yakışır bir düğün yaptı. Gelin Yoko hiç yalnızlık hissetmediğini, Türkleri her zaman çok sevdiğini yapılan düğünde gördüğü misafirperverlikten sonra bu sevginin daha da arttığını söyleyerek “Türkiye’yi ve Türkleri çok seviyorum. Ben şimdi Nurettin’i alıp Japonya’ya gidiyorum ama her yaz bilin ki Hopa’ya ve Türkiye’ye geleceğiz” derken mutlu idi.

Damat Nurettin Albay’da işi gereği Japonya’da yaşayacaklarını ancak Türkiye’yi ve Hopa’yı Japonya da her zaman güzellikleri ile anlatmaya devam edeceğini, Japonların çok sıcak kanlı insanlar olduğunu söyleyerek “İnşallah gönüllü elçi olurum. Japonya da ve gelecekte Türkiye’ye ve özellikle Hopa’ya Japon turistlerin gelmesini sağlarım” diyordu.